Çocuklarda Tik

 

 

 
 
Çocuklarda istek dışı tekrarlanan göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkarma tiklerinin, anne-baba, öğretmen ve arkadaşların olumlu tutumuyla ortadan kalkacağını belirten uzmanlar, sağlıklı her yüz çocuktan 12 ila 14'ünde tik görüldüğünü ifade ediyor.
 
   
 

Daha çok 6-7 yaşlarında görülen tiklerin göz kırpma, baş sallama, omuz silkme, surat buruşturma ve öksürme, karmaşık yüz hareketleri, ayağını yere vurma, koklama, kendine çeki düzen vermeye çalışır biçimde kol ve baş hareketleri, başka birinin davranışlarını aynı şekilde taklit etme gibi daha karmaşık, amaçlıymış gibi görünen davranışlara dek değişkenlik göstererek birçok şekillerde ortaya çıktıyor.

Çoğu tiklerin, aralıklı kısa olan devreler şeklinde olduğunu söyleyerek, "Çocuklar, göz kırpma, burun kıvırma, dudak oynatma, omuz silkme, kaşları kaldırma gibi normal davranışı taklit edebilirler. Tek tek yada ardı sıra nöbetler şeklinde olabilirler. Bir çocukta birden fazla tik görülebilir, biri bitip biri başlayabilir. Yoğunluk ve şiddetleri çocuğa göre veya gün içinde değişkendir. Bazı zamanlar tamamen kaybolup, bazen de yoğun şekilde ortaya çıkabilirler. Çocuklar tiklerini geçici bir süre istemli olarak engelleyebilirler. Bu yüzden başkalarının yanında görülmeyebilir. Uykuda kaybolurlar, stresle artarlar. En fazla 6-7 yaş arasında görülürler. Bazı çocuklarda hiçbir soruna yol açmaz iken, bazı çocuk ve gençlerde benlik saygısında, aile yaşantısında, sosyalleşmesinde, okul yada iş başarısında güçlüklere neden olabilir.

Tiklerin bazen çocukların kendilerini yaralayıcı davranışlar şeklinde de olabildiğini vurgulanarak, "Ses çıkarma şeklindeki tikler diğer vücut hareketleri ile ilgili tiklerle birlikte görülürse "Tourette sendromu" adı verilen özel bir durumdan bahsedilir. Ses çıkarma şeklindeki tikler boğaz temizleme şeklinde ses çıkarmadan, konu dışı belirli sözcükleri yada deyişleri yineleme, açık saçık sözcükler kullanma yada küfür etme ve kişinin kendi söylediklerini, duyduğu son sesi, kelimeyi yada cümleyi yinelemesi şeklinde görülebilir.

TİK'LER GEÇİCİ YA DA KALICI OLABİLİR

Tik bozuklukları çocuklar arasında oldukça yaygındır. Sağlıklı çocukların yüzde 12-14'ünde görülür. Bu tikler 3-10 yaşları arasındadır. Eğer bir çocukta bu davranışlar bir yıldan fazla sürerse buna, uzun süren tik bozukluğu ismi verilir. Tik belirtileri genellikle gerginlik veren bir olay sonrasında artar. Ailenin yada öğretmenlerin isteyerek yapıyor şeklinde çocuğu yanlış anlamaları yada belirtileri kısıtlamak için cezalandırma, utandırma gibi yollara başvurmaları belirtilerin şiddetlenmesine ve çocuğun gerginliğinin artmasına neden olur.

Anne -babanın tikler hakkında bilgilendirilmesi ile tiklerin çoğu zaman erişkin yaşa gelmeden kaybolduğunu açıklayarak, "Endişelerinin giderilmesi büyük önem taşır. Anne-baba çocuğun davranışlarını sürekli gözlemek ve eleştirmek yerine çocuğu anlamaya çalışmalıdır. Bu davranışlarının çocuğun elinde olmadan ortaya çıktığını bilerek çocuğa anlatması, gerginliğini azaltarak kaygının çocuğa bulaştırılması önlenmiş olur. Eğer çocuk tikleri ev dışı ortamlarda sergilemiyor, belirli durumlarda gösteriyorsa; tiklerin ortaya çıktığı durumların değerlendirilmesi gerekir. Gerginliğin arttığı yada yoğun ilginin gösterildiği durumlar tespit edildiğinde gerginliğin azaltılması, destek ve ilginin çocuğun pozitif yönlerine kaydırılması yardımcı olur. Çocukluk çağında görülen tiklerin çoğu anne-baba, öğretmen ve arkadaşların olumlu tutumu ile yerleşmeden kaybolur. Tiklerin bir kısmı ise olumsuz tutumlar yada çocuk ve ergenin önerilen söndürme çabalarına karşın yerleşir ve uzun süre devam eder. Tikler sık sık yeniden ortaya çıkıyor, çocuğu rahatsız ederek arkadaş ilişkilerinde-sosyal hayatında sorun oluşturuyor, çocuğun kendine güvenini olumsuz etkiliyorsa; bir çocuk ve ergen psikiyatri uzmanına başvurarak destek almak gerekir.

 

Tüm hakları tedavisi.biz sitesine aittir 2009© İletişim

UYARI;Bu Sitedeki bilgiler insanları, sağlıkları hakkında bilgilendirme amacıyladır, tıbbi tedavinin hekim kontrolünde yapılması zorunludur. Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir.