|
Yağ bezlerinin az çalışmasından,
fazla sebum üretmesinden, iltihaplanmasından dolayı çeşitli hastalıklar
ortaya çıkıyor. Bunlar;
Asteotozis
Yağ bezlerinin normalden az çalışmasıyla oluşan bir deri hastalığıdır.
Genellikle yaşlılık, hipotiroidizm ve başka bir hastalıkla görülebilir.
Deri, pul pul ve kurudur. Deriş elastikiyetinde, yumuşaklığında azalma
ve direnç kaybı gelişir. Bu tür ciltlerde sebum üretimindeki azalmaya
bağlı asit manto üretiminde azalma olup, cilt yağını kaybeder. Bu
ciltler daha erken yaşlanır ve suyunu kaybederler. Yağ bazlı ürünler
kullanılmalıdır. Bu tür ciltlerde özellikle soğuk havada kaşıntı ve
çatlaklar oluşur.
Sebore
Yağ bezlerinin fazla sebum üretmesidir. Sebum ve keratin yağ
foliküllerinin içini tamamen kaplar. Derideki gözenekler tıkanır.
Sivilceye eğilim artar. Özellikle ergenlik döneminde hormonal aktivite
sonucu yağ bezleri fazla çalışır. Bu tür ciltler yağsız (su bazlı)
ürünlerle sık sık ve doğru temizlenmeli, gözenekler (derinin)
açılmalıdır. Gözenekleri tıkayabilecek yağlı ürünler, pudralar
kesinlikle kullanılmamalı ve antisepsiye özen gösterilmelidir.
Akne komedon:
Yağ foliküllerinin içini sebum ve keratin doldurması sonucu oluşur. Yağ
folikülünün dışarıya açılan kısmındaki sebum ve keratin, havanın
oksidasyonu sonucu grimsi siyah bir renk alır. Enfekte olmamıştır.
Sıkılıp, dışarıya çıkarılabilir ancak sıkılma sırasında bloke olmuş
tıkacın, folikülün içine doğru itilme tehlikesi vardır. Bu dönemde
ciltte iz ve enfeksiyon oluşması riski vardır.
Akne Vulgaris
Sebum ve keratinin yağ foliküllerini doldurması sonucu oluşan iltihaplı
bir hastalıktır. Siyah nokta papül ve pastüllerin görülmesiyle devam
eder. Bakteriler, sebumu enfekte eder ve iltihaplanmaya sebep olur.
Kırmızı papüller daha sonra da sarı başlı pastüllere dönüşür. Yağ
folikülü çıkışı kapalı olursa yeni üretilen sebum dışarı çıkmaz, daha
derine doğru itilir. Bu da kistik yapıların ve enfeksiyonun ilerlemesine
sebep olur. Ciltte iz, çukur ve yumrular kalabilir. Bu, cildin
görünümünü bozar. Kesinlikle sıkılmamalı, cilt yağdan arındırılmalıdır.
Gözenekleri kapatıcı ürünler kullanılmamalı, su bazlı ürünler tercih
edilmeli ve antiseptik solüsyonlar kullanılmalıdır. Akne vulgaris
ergenlikle beraber hormonal aktivite sonucu sebum artışına bağlı olarak
daha çok gözlenir ve otuz yaşına kadar devam edebilir. Akne vulgarisin
nedeni olarak birçok faktör etkili olsa da başlıca dört faktör
önemlidir.
a) Sebum üretiminde artış, hormonal aktivite veya vücuttaki bir
rahatsızlığın sonucunda yağ bezlerinin çok çalışması.
b) Dukta hiperkornifikasyon, keratin pullarının ve keratinositle
yapışıklığının artması derideki gözenekleri ve folikülleri tıkar ve
salgının dışarıya atılmasına neden olur. Neden bir enfeksiyon değil,
linoleik asidin azlığıdır.
c) Mikrobiyal flora, vücuttaki yararlı ve zararlı bakteriler sağlıklı
bir deride bulunur. Derinin direncinin bozulması sonucu (O2, basıncı PH
ub) gibi nedenlerden dolayı bir takım bakterilerde fazla bir artış
kısmında da azalma görülür. Yağ bezinin infeksiyonu gözlenir.
d) İnflamasyon: Bakterilerin ürettiği proteolik enzimler olayın geçtiği
yere hücresel göçü sağlar. Ve enfeksiyon bölgesinde hücresel yoğunlaşma
gözükür.
Akne vulgarisin oluşumunda diğer faktörler
a) Heredite
b) Diyet
c) Manstruel siklus
d) Aşırı terleme
e) Stres
Akne rozase
Burun yanakları ve alındaki etkileri etkileyen kronik bir deri
hastalığıdır. Açık tenli ve orta yaşlı kadınlarda sık görülür. Ciltte
simetrik kelebek şekilleri oluşturur. Başlangıçta yüz derisinde eritem
ya da papüller oluşur. Zamanla kalıcı eritem, papulpustüller ve roduller
ortaya çıkar. Yağ bezleri genişler, burun şişebilir. Baharatlı
yiyecekler, çay, kahve ve alkol tabloyu şiddetlendirebilir. Salon
tedavisi yapılmaz, tıbbi tedavi gerektirir.
Kist sebase
Çoğu zaman kafa derisinde, kulaklarda, yüzde, sırtta görülen, içerisinde
yağlı materyal ve keratinöz bulunan yavaş yavaş büyüyen kistik
tabiattaki iyi huylu bir deri tümörüdür. Tedavisi cerrahidir.
Milia (Milyum)
Deriden hafif kabarık, sert beyaz krem renginde, içinde yağ bulunan
kistik yapılardır. Kistik yapıyı epidermal kalıntı örter. Doğumsal ve
edimsel her yaş grubunda birden fazla lezyon olarak bulunabilir.
Genellikle göz çevresinde, derinin ve mukozanın herhangi bir bölgesinde
bulunabilir. Kuru ciltlerde daha sık rastlanabilir. Güzellik
salonlarında veya kliniklerde steril edilmiş bir enjektörle kistik yapı
parçalanıp, tedavi edilebilir.
|