|
Türkiye’de bir
yılda 15-16 bin brusella hastalığı vakasının tespit edildiği vurgulandı.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fadıl Vardar, tespit edilemeyen vakalar da düşünüldüğü
zaman Türkiye’de brusella hastalığının hala yaygın olarak görüldüğüne dikkati
çekti. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde brusella vakalarının sağlıklı süt
tüketimi dolayısıyla ile çok az olduğunu ifade eden Prof. Dr. Vardar, “AB
ülkelerinde bir yılda tespit edilen brusella vakası 100 civarında. ABD’de ise
son 10 yılda tespit edilen brusella vakası sadece 100. Ancak, hastalık
Türkiye’nin komşusu olan İran, Irak, Suriye gibi ülkelerde de yaygın olarak
görülüyor” dedi.
Türkiye’de hastalığın hala
yaygın olarak görülmesinin nedeninin sütün üretimi ve tüketimiyle ilgili
olduğuna işaret eden Vardar, “Türkiye’de üretilen sütlerin yüzde 40’ı hala
açıkta satılarak tüketiliyor. Hijyen şartlarda üretilip tüketilen süt oranı
sadece yüzde 20 civarında. Bu oran, AB ülkeleri ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde
yüzde 75-90 oranında” diye konuştu.
SÜTÜN
PİŞİRİLMESİ
Sütün sağlıklı üretiminin yanı sıra kaynatılmasının da önemli olduğuna işaret
eden Prof. Dr. Vardar, şunları söyledi:
“Hastalıktan korunmak için süt,
kısık ateşte karıştırılarak iyice kaynatılmalı. (Sütü kaynattık, kabardı) ile iş
bitmiyor. Tek yapacağımız iş sütü 15 dakika süreyle iyice kaynatmak. Eğer, sütü
iyice kaynatırsak, açıkta satılan süt de olsa brusella hastalığı tehlikesinden
korunmuş oluruz. Bu arada, hastalık çiğ sütten yapılmış olan peynirden de yaygın
olarak bulaşıyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde daha lezzetli olduğu
gerekçesi ile süt kaynatılmadan mayalanıp peynir yapılıyor, bu da hastalığa
davetiye çıkartıyor. Kesinlikle, peynirin kaynatıldıktan sonra mayalanması
gerekir.”
Brusellanın uzun süreli tedavi
gerektiren bir hastalık olduğunu belirten Vardar, “Ölümcül olmayan hastalığın en
büyük belirtisi, yorgunluk ve halsizlik olarak karşımıza çıkıyor. Hastada, bel
ve sırt ağrıları da görülebiliyor. Hastalık, diğer hastalıklarla
karıştırılabiliyor” dedi.
|