39
dereceyi geçen ateş, öksürük, çoğu zaman pas renginde olan
koyu kıvamlı balgam hastalığın başlıca belirtileridir.
Hastalık bazen genç erişkinlerde şiddetli bir titremenin
ardından ateş yükselmesiyle birlikte aniden başlayabilir.
Buna karşılık yaşlılarda
son derece sinsi bir şekilde başlayabilir ve zatürre
izlenimi vermeyebilir. Çok yaşlı hastalarda öksürük pek az
olabilir, hiç balgam çıkmayabilir ve ateş de
yükselmeyebilir. Ancak hasta yorgun görünür ya da bilinci
bulanıklaşır. Vücut ısısı düşer ve şok tablosu ortaya
çıkabilir.
Zatürre olan hastalar
tipik olarak grimsi renktedir, kaygılı görünürler ve ateş
genellikle 39 derecenin üzerindedir.
Zatürreye neden olan
bakteriler, aynı zamanda kan ile tüm vücuda yayılarak
bakteriyemi adı verilen tablo ve beyin zarında da menenjit
gibi ciddi enfeksiyonlara neden olabilirler. Bu bakteriler
zatürreye neden olduklarında, her 20 vakadan biri ölümle
sonuçlanmaktadır. Aynı şekilde her 10 bakteriyemi
vakasından 3’ü ölümle sonuçlanmaktadır.
ZATÜRRE NASIL BULAŞIR?
Zatürreye neden olan Streptokokus pnömoni (pnömokoklar),
üst solunum yollarında koloniler (bakteri grupları)
oluşturan ve normal florayla (zararsız bakteriler)
birlikte bulunan bir bakteridir.
Pnömokoklar kişiden
kişiye, bir iki metrelik mesafelerden yakın temas sonucu
bulaşırlar. Bakteriler, tek başına ya da solunum
damlacıklarıyla birlikte solunum yolundan vücuda girerler
ve nazofarinkste (burun ve ağız boşluklarının birleştiği
yer) bakteri kolonileri oluştururlar.
Bakteri genellikle aile
içinde, özellikle küçük çocuklar ve okul çoçukları
arasında yayılma eğilimindedir. Hastalığın yayılması çoğu
zaman viral üst solunum yolları enfeksiyonları ile
birlikte olur.
Pnömokok enfeksiyonu
grip kadar bulaşıcı olmamakla birlikte insanların
kalabalık şekilde bir arada yaşadığı yerlerde, askeri
kamplarda, cezaevlerinde ve yatılı okullarda zatürre
salgınları görülebilir.
NE SIKLIKTA GÖRÜLÜR ?
Dünya sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünyada her yıl
her bin kişiden 10-15’i zatürreye yakalanıyor. ABD’de her
yıl Pnömokoklara bağlı zatürreden 100 bin - 175 bin kişi,
bakteriyemiden 50 bin kişi ve menenjitten 3 bin kişi
hastaneye yatıyor. Yaklaşık 20 bin ile 40 bin kişinin de
hayatını kaybettiği biliniyor.
Türkiye’de her yıl
Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre yaklaşık 90 bin
zatürre vakası görülüyor ve 2 bin 500 civarında kişi
hayatını kaybediyor. Ancak uzmanlar Türkiye için gerçek
rakamın çok daha yüksek olduğunu, yaklaşık 500 bin kişinin
her yıl zatürreye yakalandığını belirtiyor.
ZATÜRREDEN KORUNMAK NEDEN ÖNEMLİ?
Zatürre (pnömoni), en gelişmiş ülkelerde bile, tanı ve
tedavi yöntemlerinin, hastane ve yoğun bakım olanaklarının
çok artmasına rağmen sık görülen ve ölümlere neden olan
dünyanın bilinen en eski hastalıklarından biridir.
Özellikle; küçük çocuklar, yaşlılar, kalp, şeker, böbrek
ve bronşit hastalarında ölümlere yol açabiliyor. Sağlık
Bakanlığı’nın istatiklerine göre, ülkemizde 5 yaş
altındaki çocuklarda en çok görülen ölüm nedeni %22 ile
zatürre.
Tüm zatürre vakalarının yarısından pnömokok bakterisi
sorumlu. Ayrıca, pnömokoklar giderek penisilin ve başka
birçok antibiotiğe karşı direnç kazanıyor. Üstelik de,
tıptaki tüm gelişmelere rağmen en gelişmiş ülkelerde bile
kana mikrop karışan zatürrelerde ölüm oranı çok yüksek.
Bu nedenlerden dolayı zatürre hastalığından korunmak
önemli.
Pnömokokların yol açtıkları zatürre vakalarını önleyici
bir aşı, bir çok kişinin yaşamını kurtarıyor.
ZATÜRRE AŞISI
Zatürre aşısı, pnömokok bakterilerine karşı antikorların
yapımını sağlayarak organizmayı bunlara karşı kuvvetli
hale getirir. Pnömokokların 80’den fazla türü bulunur. Aşı
içinde bunların en çok hastalık yapabilme özelliği olan 23
tanesi yer alır. Bunlar da zatürreye neden olan
pnömokokların % 90’nı oluşturur.
Tek bir doz aşı ile yıllar süren bir bağışıklık elde
edilir. Bazı durumlarda ise aşının 5 yıl sonra
tekrarlanması gerekir.
Dünya Sağlık Örgütü, ölümcül sonuç doğurabilecek bu
hastalık için özellikle risk gruplarının, özetle kalp,
akciğer, böbrek hastaları, diyabet gibi kronik
hastalıkları olan kişilerle, 65 yaşını aşmış insanlar,
huzurevi gibi toplu yerlerde yaşayanların aşılanarak
zatürre’den korunması gerektiğini vurguluyor.
|