Her biri yumruk
büyüklüğünde olan böbrekler vücudun yan-arka kısımlarında
yerleşmiş organlardır. Mesaneye üreter adı verilen
dar tüplerle bağlanmışlardır. Böbrekler kanı süzen , faydalı maddeleri
tekrar vücuda geri alan , zararlı maddelerin idrarla atılımını sağlayan
filtrelerdir. Böbrekten atılan idrar mesanede toplanır ve
üretra adı verilen kanalla vücuttan dışarı
atılır.
Böbrek taşları ,
çeşitli minerallerin ve başka maddelerin böbrekte toplanıp, katı
parçacıklar halinde çökmesi sonucu oluşur. Normal koşullarda idrarda
bulunan çeşitli kimyasallar bu çökmeyi engeller. Fakat bazı durumlarda
bu koruyucu mekanizma etkisini yitirir. Eğer oluşan parçacıklar küçükse
herhangi bir yakınmaya neden olmadan idrarla atılırlar. Daha büyük
taşlar ise böbrekte veya idrar yolunda bir yerde takılıp tıkanmaya yol
açabilirler.
Beş çeşit böbrek
taşı türü bulunmaktadır :
1. Kalsiyum oksalat
taşları ve 2. kalsiyum fosfat taşları : Bu tür taşlar en sık görülen
taşlardır ve tüm görülenlerin 80 %’ini teşkil ederler. Herhangi bir
nedenle kalsiyum ve diğer minerallerin idrardaki konsantrasyonu
arttığında önce kristal oluşumu meydana gelir , bunu küçük taşların ve
sonrada büyük taşların oluşumu izler.
3.
Strüvit taşları: Amonyum , magnezyum ve fosfat tuzlarından
oluşmuştur. Genellikle kadınlarda görülürler ve idrar yolu enfeksiyonu
sonucu oluşan taşlardır.
4. Ürik asit taşları :
Protein metabolizmasının bir ürünü olan ürik asidin vücutta biriktiği
bir hastalık olan “ gut” hastalığı bulunanlarda görülen taşlardır.
5. Sistin taşları :
Proteinlerde bulunan bir amino asit olan
sistinin , nadir görülen genetik bir
hastalık neticesinde aşırı miktarlarda böbrekte birikmesi sonucu
oluşan taşlardır.
Böbrek Taşları İçin Risk Faktörleri :
Risk faktörü , bir
hastalığa yakalanma ihtimalini arttıran durum olarak tanımlanabilir.
Aşağıda sıralanan risk faktörleri olmadan da böbrek taşı hastalığı
meydana gelebilir. Sıralanan risk faktörlerinden biri bulunduğunda ,
bunun getirdiği riski azaltmak için ne gibi tedbirler alınacağını
öğrenmek için ilgili uzmana baş vurulması gerekir.
Kişi ve hayat tarzıyla
ilgili faktörler
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Böbrek taşı öyküsü
- Gut hastalığı
- Crohn
hastalığı
- Ülseratif
kolit
- Böbrek hastalığı
- Yüksek kan basıncı
- Aşırı aktif
paratiroid bezi
- Bazı kanser türleri
Yaş
Cinsiyet
- Erkeklerde kalsiyum ve ürik asit taşı gelişimi
ihtimali daha yüksektir.
- Bayanlarda strüvit
taşı gelişimi ihtimali daha yüksektir.
Genetik Faktörler
- Ailede böbrek taşı bulunan veya gut hastalığı
olan bireylerin varlığı
Etnik Altyapı
İlaçlar
- Antiasitler
- Bazı diüretikler
- Bazı steroidler
- Tiroid ilaçları
- Bazı kemoterapi ilaçları
- HIV tedavisinde kullanılan bir takım ilaçlar
Böbrek
Taşının Belirtileri :
Böbrek taşının genellikle ilk belirtisi şiddetli
bir yan ağrısıdır. Bu ağrı genellikle , taş idrar yolunun bir kesimini
tıkadığında veya hareket ettiğinde meydana gelir. Taşın bulunduğu yere
göre, ağrı kasıklara ve uyluğun iç yüzüne yayılabilir ve bulantıya ve
kusmaya neden olabilir. Eğer taş idrar yolunda tahrişe neden olmuşsa ,
idrarda bir miktar kanda görülebilir.
- Şiddetli yan ağrısı
- İdrarda kan
- Ateş ve titreme (genellikle enfeksiyonun
göstergesidir.)
- Kusma
- Kötü kokulu bulanık idrar
- İdrar yaparken yanma şikayetleri taş
hastalığını akla getirmelidir.
Böbrek Taşlarının
Tanısında Kullanılan Testler :
Taşın yerini tesbitte
kullanılan testler
- Direkt üriner sistem
grafisi (DÜSG) veya
sonogram : Bu tetkiler sayesinde
taşın yeri saptanabilir. Sonogram ses
dalgalarının kullanıldığı detaylı görüntüleme sağlayabilen bir
yöntemdir.
- İntravenöz
Pyelogram (İVP) : Bu testte
ven içerisine
radyoopak madde enjekte edilir. Bu madde sayesinde idrar
yolları filmde görünür hale gelir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT) : Bu yöntemde iç
organların detaylı olarak görüntülenmesinde X-ışınları kullanılır.
DÜSG ‘de gözden kaçan küçük taşlar BT ile tesbit
edilebilir.
Taşın türünü anlamada kullanılan testler
- Kan testleri : Böbrek taşı oluşumuna neden
olabilecek faktörleri tanımlamada kullanılır (yüksek
Ca veya ürik asit seviyeleri , enfeksiyon
varlığı)
24 saatlik idrar toplanması : Toplanan idrar , taş
oluşumuna zemin hazırlayan maddeler olan kalsiyum ve oksalat
gibi maddeler , ve asidite
yönünden değerlendirilir. Bu tahlil tek idrar örneğine göre
daha kesin bilgi sağlar.
Böbrek Taşlarının
Tedavisi :
Çoğu böbrek taşı
herhangi bir sorun çıkarmadan idrar yolundan kolayca
geçerek düşer. Bunu kolaylaştırmak için
hekimler genelde şu önerilerde bulunurlar :
- Günde en az 2 litre su içilmesi
- İhtiyaç olduğunda ağrı kesici alınması
- Düşürülen taşın türünün öğrenilmesi ve bu yönde
tedavi planlanması için saklanılması
Tedavide
- Yaşam tarzında değişiklikler ve ilaç tedavisi
ve veya izlem
- Taş kırma yöntemi
- Cerrahi
İzlem:Taşın
bulunduğu yere ve büyüklüğüne göre müdahale yapmadan izleme karar
verilebilir.5mm den küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşebildiği
için bu grupta değerlendirilebilir.
Taş kırma yöntemi:
Vücüt dışından şok dalgası oluşturup,odaklandığı noktadaki taşı
(örneğin böbrekteki) kırma esasına dayanır.Kırılan parçaların
kendiliğinden düşmesi beklenir.Genel anestezi altında veya anestezisiz
uygulanabilir.Ciltte kesi oluşturulmaz.
Cerrahi:Taşın bulunduğu yere ve büyüklüğüne göre şekli değişir.
Endoskopik cerrahi
Perkütan cerrahi
Açık cerrahi şeklinde gruplandırılabilir.
Endoskopik
cerrahi: Endoskop denilen,ışıklı
ince,içinden alet geçirilebilen, dürbün benzeri optik cihazlarla idrar
yolları içindeki taşların, çeşitli yardımcı aletler ile gerek kırılarak,
gerek direk yakalanarak çıkarılması işlemidirciltte
kesi oluşmaz.Böbrek,üreter,mesane,üretra
her kısımda uygulanabilir . Anestezi gerekir.
Perkütan
cerrahi: Böbrek taşları için, hastanın arka-yan tarafından böbrek içine
ilerletilen kalem büyüklüğünde ve kalınlığında bir kılıf içinden
endoskoplar kullanılarak, taşların kırılarak
veya kırılmadan çıkarılması işlemidir.Böbrek dokusunda açık cerrahiye
göre daha az hasara yol açar.Cilt kesisi 1
cm dir, anestezi gerekir.
Açık cerrahi: taşın yerine göre cilde
kesi yapılıp vücüt
tabakaları kesilerek,gereken organ (böbrek ,mesane) görülüp taşların
alınması işlemidir. Anestezi gerekir.Cilt kesisi
7-8 cm den 15-25 cm kadar olabilir.
Her bir yöntemin başarısı taşın
büyüklüğüne, yerine, sertliğine, daha önce geçirilmiş ameliyat olup
olmamasına göre değişmektedir.